Yeni Yıldan Beklentilerimi Yaz(ma)mak Üzerine

Her sene 31 Aralık’ta yapmayı en çok sevdiğim şey(di)  yeni yıldan beklentilerimi liste halinde yazmak. Önceliklerimi fark etmeme, ona göre planlar yapmama yardımcı olurdu. Ama geçen sene ne olduysa oldu yapamadım. Zamansızlık en büyük bahane, onun üzerine atmaya çalışmayacağım suçu. Bir şekilde içimden gelmedi… Ve yapmadım.
Ve böylece beklentisiz başlamış oldum 2017’ye. Aslında tek bir beklentim vardı. Mutlu olmak… Detaylarını çok da düşünmedim. Mutlu, huzurlu bir sene geçirmekti tek isteğim.
Ve dün gece uykuya dalmadan önce fark ettim ki ben 2017’de otuz yıllık hayatımın en mutlu senesini yaşadım. Hiç şüphesiz…
Tamamen bir tesadüf mü bilmiyorum. Olabilir… Olmayabilir… Önemi de yok. Ben benim için neyin iyi olduğunu, beni neyin mutlu ettiğini fark ettim. İşte bu sene yeni yıldan beklentilerimi yazmayacağım. Bunları detaylandırmayacağım. Kendimi bunlarla sınırlandırmayacağım.
Bugünü 2017’ye teşekkür mektubum ile bitireceğim. Yenisi ile selamlaşmadan önce eskisi ile vedalaşmak istiyorum çünkü, hak ettiği şekilde uğurlamak onu… İlk üç ayında zor günler geçirdim ama sonra sihirli bir değnek dokundu sanki hayatıma. Ben o zor günler de dahil tam 365 gün ile vedalaşmak için ayırıyorum bugünkü niyet yazma vaktimi.
Ve şükretmek için.
Yaşadığımız her ne olursa olsun, 2017’yi arkamızda bıraktık. Hayatta olduğumuz, yaşadığımız, hissettiğimiz 365 günü. İçinde şükredecek hiç bir şey bulamıyorsak aldığımız 8 milyondan fazla nefes ile başlayabiliriz mesela.
2018 için niyetlerinizi tabi ki yazın. Herkes kendine en iyi geleni bilir. Ama ister yazmaya isterseniz de düşünmeye ayırın zamanınızın bir kısmını 2017’yi. Çok üzücü olaylar zor günler de yaşamış olabilirsiniz. Dilerim ki hepsi geride kalsın. Ama 365 günün içinde çok mutlu olduğunuz özel anların olmaması mümkün değil. İşte o ufak güzel anları bulup çıkarıp onlara şükretmeyi de unutmayın.
Ne kadar hızla tüketiyoruz çünkü hayatı…
Geçen yılı onurlandırmadan gelecek yıla yüklüyoruz tüm beklentilerimizi.
2018’den beklentim… 31 Aralık 2018’de şükür listeme ekleyecek beklenmedik güzellikler sunması bana.  Hepsi bu.
Şimdi şükür listemi yazarken bir teşekkür de size… Yazdıklarımı okuyan herkesle bir şekilde kesişiyoruz çünkü zamandan ve mekandan bağımsız. Yazmak en iyi gelen şey bana. 2018’de daha çok yazmak, daha çok paylaşmak dileğiyle…
İyi seneler!
Reklamlar

Yoga Stüdyoları

Yoga Mag Collective’in bu kategorisinde tüm yoga stüdyolarının isim ve bilgilerini bir araya getiriyoruz. Denediğimiz stüdyolar ile ilgili yorumlarımızı ise listeye ekleyerek güncelliyoruz. 

Sizin denediğiniz stüdyo ve dersler ile ilgili görüşlerinizi ise Yoga Mag Collective – Sizden Gelenler’de paylaşmaktan ve aşağıdaki listemize eklemekten mutluluk duyarız. Paylaşmak güzeldir 🙂

 

İSTANBUL AVRUPA YAKASI – YOGA STÜDYOLARI

Cihangir Yoga, Cihangir

Websitesi: http://www.cihangiryoga.com/

Telefon: 0212 243 1993 – 0539 572 8437

Adres: Meclisi Mebusan Yokuşu No: 15, Kat 4 Cihangir, Beyoğlu (Namık Kemal İlköğretim Okulu karşısı)

E-mail: info@cihangiryoga.com

Cihangir Yoga, İstinye

Websitesi: http://www.cihangiryoga.com/

Telefon: 0212 277 1190 – 0530 826 2155

Adres: İstinye Mahallesi Sarıyer Caddesi No:69/5 (Migros içi) İstinye

E-mail: info@cihangiryoga.com

Yorum ve Değerlendirmeler:

Cihangir Yoga, özellikle güçlü eğitmen kadrosu ve Yoga Alliance sertifikalı yoga eğitmenlik eğitimlerindeki başarısı ile dikkat çekiyor. ‘Herkes İçin Yoga’ sloganını hatırlatarak hem yogaya yeni başlayacaklar hem de tecrübeliler için tavsiye ederiz. Yoganızı ister evde yapıyor olun, ister başka bir merkezde, her Yogaseverin mutlaka takip etmesi gerektiğini düşündüğümüz farklı atölye, workshop, seminerlerini de kaçırmayın.

https://yogamagcollective.com/2014/12/04/istanbulun-en-iyi-yoga-merkezleri/

Darga Academy, Akatlar:

Websitesi: http://www.darga.net/

Telefon: 0212 270 84 89 – 0532 770 18 35

Adres: Yıldırım Oğuz Göker Cad. 8. Gazeteciler Sitesi No:74 Akatlar / Etiler İstanbul

E-mail: info@dargaacademy.com

Yorum ve Değerlendirmeler:

Akatlar’da bir villada, huzur ve dinginlik dolu bir yoga merkezi Yoga Darga. Yogayla ilişkisini bir “aşk” olarak tanımlayan ve merkezi de bu aşk ile işleten İpek Darga’nın Çarşamba akşamları verdiği Hatha Yoga derslerini mutlaka deneyin.

https://yogamagcollective.com/2014/12/04/istanbulun-en-iyi-yoga-merkezleri/

Body Fit, Nişantaşı

Websitesi: http://www.bodyfitturkiye.com/

Telefon: 0212 232 77 01

Adres: Valikonağı Caddesi No:79 Çimen apt. Kat:7 Nişantaşı – Şişli – İstanbul (Mango karşısı, Mado üstü 7. kat)

E-mail: info@bodyfitturkiye.com

Yorum ve Değerlendirmeler:

…Astroloji ve Yoga Uzmanlığının yanı sıra yazmış olduğu “2013 Benim Yılım” isimli kitabından da hatırlayabileceğiniz kurucusu Burcu Vurkaç’ın pozitif enerjisi, merkeze verdiği emek, özen ve işine olan tutkusu içeriye adımınızı attığınız an sizi de sarıp sarmalayacak.

https://yogamagcollective.com/2014/12/04/istanbulun-en-iyi-yoga-merkezleri/

Yoga Şala, Nişantaşı

Websitesi: http://yogasala.com/istanbul/tr

Telefon: 0212 241 00 67

Adres: Teşvikiye Cad. Celal Derviş Apt. 16/7 NİŞANTAŞI – İSTANBUL

Yoga Şala, Etiler

Websitesi: http://yogasala.com/istanbul/tr

Telefon: 0212 351 00 96

Adres: Tepecik Yolu Cad. Akgören Sok. No:3 Kat:5 ETİLER/İSTANBUL

Üçü İstanbul  (Etiler, Nişantaşı ve Bağdat Caddesi) biri Ankara’da olmak üzere 4 farklı merkezi bulunan Yoga Şala, kalitesi, eğitmen kadrosu ve ferah merkezleri ile haftada bir kaç saat için de olsa derin bir nefes alma ve kendine zaman ayırmak isteyenlere güzel bir tecrübe yaşatan merkezlerden.

https://yogamagcollective.com/2014/12/04/istanbulun-en-iyi-yoga-merkezleri/

OM Yoga Merkezi, Beşiktaş

Websitesi: http://www.omyogamerkezi.com/

Telefon: (+90) 212 322 28 19

Adres: Mısırlıbahçe Sok. 55A Türkali Mah. 34357 Beşiktaş, İstanbul

E-mail: omyogamerkezi@gmail.com

Maya Yoga, Bakırköy Merkez Stüdyo

Websitesi: http://www.maya-yoga.com/

Telefon: 0530 783 83 90

Adres: Ebuziya Cad.Taşevler Sokak No:2

Maya Yoga, Bakırköy Zeytinlik Stüdyo

Websitesi: http://www.maya-yoga.com/

Telefon: 0530 783 83 90

Adres: Fazılpaşa İzci sok. Hülya Apt. 1

Maya Yoga, Bahçeşehir

Websitesi: http://www.maya-yoga.com/

Telefon: 0530 283 23 43

Adres: Bahçeşehir 2. Kısım Mah. Atatürk Blv. Gelincik Sk. Çağdaş Özaydınlar Sitesi C1 Girişi 2C

Hara Yoga Evi, Balat

“Geleneksel Yogaya Modern Yaklaşım”

Websitesi: http://www.harayoga.com/

Telefon: 0212 635 3002

Adres: Vodina Caddesi, No: 103, Kat: 4 Balat / Fatih

Yoga Kioo, Beylikdüzü

Websitesi: http://yogakiooturkiye.com/

Telefon: (212) 852 7267 – 0539 820 0395

Adres: Cumhuriyet Mahallesi 1988 Sokak No:8  Sultan Konutları Beylikdüzü, İstanbul 34515

E-mail: beylikduzu@yogakiooturkiye.com

Yoga Kioo, Bahçeşehir

Websitesi: http://yogakiooturkiye.com/

Telefon: (0212) 669 7232

Adres: Toros 2, Villa 38 Dalaman Sok. Bahçeşehir İstanbul 34358

E-mail: bahcesehir@yogakiooturkiye.com

İstanbul Sıcak Yoga

Websitesi: http://istanbulsicakyoga.com/

Telefon: +90 530 230 2296

Adres: Metrocity AVM arka yokuşu – Ortabayır Mah. Dereboyu Cad. No: 104D Kağıthane, İstanbul

HİÇ

Websitesi: https://www.facebook.com/artihic/

Telefon: +90 532 208 08 75

Adres: Kemankes Mah Mumcu Cad Galata Sarap Iskelesi Sok Mumcu Han no 3
Istanbul

Yoga Time Şişli

Websitesi: http://www.yogatime.com.tr/

Telefon: 02123439310 | 05304189503 (WhatsApp)

Adres: Halaskargazi Cad. Yılmazlar Pasajı Hüseyin Hilmi Paşa İş Hanı No:153 K:1 Şişli / İSTANBUL

E-mail: info@yogatime.com.tr

Githa Yoga, Gümüşsuyu

Websitesi: http://www.githayoga.com.tr

Telefon: +90 533 305 63 79 – +90 212 245 92 26

Adres: Saray Arkası Sok. Muhterem Apt. No.39 Daire:1-2 Gümüşsuyu, Istanbul, Turkey

E-mail: info@githayoga.com.tr

İSTANBUL ANADOLU YAKASI – YOGA STÜDYOLARI

Yoga Şala, Bağdat Caddesi

Websitesi: http://yogasala.com/istanbul/tr

Telefon: 0216 330 50 31

Adres: Fenerbahçe mah. Bağdat Cad.Gökmen Apt. No: 132 Daire :11 ( Med Amerikan Polikliniği Yanı) KADIKÖY, İSTANBUL

Merih Kenet Yoga Stüdyosu

Websitesi: http://merihkenet.com/homepage/

Telefon: +90 (530)939 44 12

Adres: Göztepe Mah. Bağdat Cad. No:189/7 Kadıköy / İstanbul

E-mail: info@merihkenet.com

Hariom Yoga Kadiköy

Websitesi: http://www.yogahariom.com/yoga/anasayfa

Telefon: 0216 414 69 86

Adres: Hasanpaşa Mahallesi Ahmet Rasim Sokak 16, 34722 İstanbul, Türkiye

E-mail: hariomyogamerkezi@gmail.com

Yoga Evim Kadıköy

Websitesi: http://www.yogaevim.com.tr/

Telefon: 0216 385 51 99

Adres: Sahrayıcedit Mahallesi Atatürk Caddesi Yücel Apt. No : 30 Kat 1 Daire 3 Kadıköy / İSTANBUL

Nefess Yoga

Websitesi: http://www.nefessyoga.com/

Telefon: 0216 550 03 00

Adres: Nene Hatun Sok. Binbir Apt.No: 7/BModa – Kadıköy / İstanbul

E-mail: info@nefessyoga.com

Maya Yoga, Bostancı

Websitesi: http://www.maya-yoga.com/

Telefon: 0535 723 18 38

Adres: Prof. Ali Nihat Tarlan Caddesi Arel Apartmanı No:57 57/A

SO Yoga

Websitesi: https://www.facebook.com/SOYoga-1744840995737333/

Telefon: +90 533 440 95 43

Adres: Soyak Göztepe Sitesi N.82 D.1435 üsküdar istanbul 34700

 

Yoga Mag Collective

Aralık 2014’te Yoga Mag İstanbul olarak başladığımız yolculugumuza, 1 Ocak 2018 itibariyle Yoga Mag Collective olarak devam etme kararı aldık.
Çünkü bu 3 sene içerisinde yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz en önemli ders, şehirler ve mekanlara bağlı kalmamak oldu! Böylece “İstanbul” ile vedalaştık.
İkinci ders ise bir artı birin ikiden büyük olduğu… Artık sadece biz yazmayacağız! Sizin de yoga tecrübelerinizi bizlerle paylaşmanız için “Yoga Mag Collective”i başlattık ve bu platformu hepimizin yaptık.
Kelimelerinizin ve hikayenizin kimin hayatına nasıl dokunacağını tahmin bile edemezsiniz. Sizin de yazmanız,  bizimle paylaşmanız ve ilham olmanız dileğiyle..
Namaste!
(Yoga Mag Collective’de paylaşılmasını istediğiniz yazılarınızı hello@yogamagcollective.com adresi ile paylaşabilirsiniz.)

Kafadanbacaklı ile hayalleri gerçekleştirmek üzerine…

İlham Verenler’in Yoga Mag İstanbul’da yazmayı en çok sevdiğim kategori olduğunu daha önceki röportajlarımda da belirtmiştim.

Ben ilham verenler kategorisi için kendi ilham aldığım insanlarla sohbet etmeye, onları size daha yakından tanıtmaya bayılıyorum.

Bu defa da radarıma instagram’da karşılaştığım kafadanbacaklı takıldı!

Ben hayallerinin peşinden giden insanlara hayranım. Tutkularını işe dönüştürenlere ve ne zorlukla karşılaşırlarsa karşılaşsın vazgeçmeyenlere…

Bir kaç hafta önce karşıma şu post çıkınca hiç düşünmeden instagramıma kaydettim:

Screen Shot 2017-12-17 at 20.53.42

O zamanlar kendisine mesaj atıp sorular sormayı planlamıyordum aslında. Sadece ilham almıştım. Dönüp dönüp okumak için kaydetmiştim. Hayallerimin peşinden koşmaya hazırlandığım şu heyecanlı günlerde, bundan bir sene sonrasını göremeyip kaygılandığım zamanlarda açmak için.

Bu satırları defalarca okudum.

Renkli kalemleri🖍, kırtasiye ıvır zıvırlarını bu kadar çok seven birisi için bu işlere 30 lu yaşlardan sonra başlamak 🤗 garip değil aslında çünkü hayatta her şey için belli bir olgunluğa ulaşmak gerek 😉 buna ‘hayaller’ de dahil ♥️
Çocukla zor olmuyor mu? sorularına yanıt 👉🏻evet oluyor özellikle de tek başınıza iseniz daha zor ama o olmasaydı ‘kafadanbacaklı’ da olmazdı ☀️
Onu büyütürken yıllardır benimle olan hayaller kabına sığmaz oldu,hayal dünyam onunla yeniden çocukluğuma döndü ✌🏻
Harekete geçme kararını alalı 1 Ocakta tam 1 yıl olacakken diğer hayallerim de dürtüyor beni sürekli ☺️ ama onlar için daha var benim biraz daha olgunlaşmam Güneş☀️in de biraz daha büyümesi gerek 😉
Peki bunları niye yazdım ☝🏻hayatta hiçbir hayalin gerçekleşmesi için geç değil
Yeter ki ona inanın, sevin, gerçekleşecek zamanı gelene kadar çok çalışın, o zaman geldiğinde de peşini hiç bırakmayın tutup sarılın ona 🤗

Ve hayallerinin peşinden koşan, tecrübelerini büyük bir açık yüreklilikle paylaşan, ve bu satırlarla belki de bir çok insana daha o ilk adımı atma motivasyon ve gücü veren bu güçlü ve yaratıcı kadını, Lütfiye’yi daha da yakından tanımak istedim. O da beni kırmadı ve sorduğum soruları bakın nasıl yanıtladı:

Kafadanbacaklı’nın yaratıcısı kimdir?

Adım Lütfiye Şen, Eylül 1985 doğumluyum. Mustafa Kemal Üniversitesi biyoloji mezunuyum. Uludağ Üniversitesi’nde tezsiz yüksek lisans yaptım. Evliyim ve iki çocuğum var. Kızım Güneş 3, köpeğim Bambu 6 yaşında. Tipik bir başak burcuyum. Boş duramayan, detayları seven, ince eleyip sık dokuyan, tamamı ile mükemmeliyetçi.

kafadanbacaklı nasıl ortaya çıktı?

Resim yeteneğimin olduğunun daha lise yıllarımda farkındaydım aslında. Çizmeyi, bir şeyler karalamayı, renkli boya kalemlerini hep çok sevdim. Ama hiç üstüne düşmedim. Güzel sanatlar mezunu bir arkadaşımın kızım ile birlikte yaptığımız bir karalamayı görmesi ve yeteneğimin olduğunu söylemesi ile harekete geçtim. Kendimi sanat malzemeleri satan kocaman bir dükkanda buldum. Çizim kağıtları, kalemler, boyalar derken çizmeye başladım. Çizmeye başlarken beni harekete geçiren ‘artık kendim için de bir şeyler yapmam gerek’ düşüncesiydi aslında. Bir nevi terapi. Ailemden uzak, başka bir şehirde iki yıldır kızıma tek başıma bakmak açıkçası beni yormuştu. O nedenle bu fikre sıkı sıkı sarıldım. Akşamları kızım uyuduktan sonra, aylarca içimden ne gelirse, nasıl olduğuna bakmadan çizdim, çizdim, çizdim. Bir gün kızımın adı Güneş olduğu için minik bir güneş çizmek istedim. Sonra ona gülen bir yüz yaptım. Bir de kolları bacakları olsun dedim. Baktım sadece bir kafa, kol ve bacaklar. E dedim adı kafadanbacaklı olsun. Aslında amacım küçük bir çocuk Güneş çizmekti ama kafadanbacaklı’nın çıkış noktası oldu. Daha sonra diğer çizimlerimde de bu fikir üzerinden ilerledim, karakterler ortaya çıkmaya başladı. Karakterlerin daha fazla insana ulaşması için de bir şeyler yapmam gerekliydi. Önce broş tasarlamaya karar verdim. Arkasından diğer tasarımlar geldi. Kişiye özel çizimler ve onlardan tasarlanan ürünler de yavaş yavaş evrimleşti bu süre içerisinde.

Biyoloji mezunu olduğum için sanırım algıda seçicilik oldu biraz. Üniversitedeyken de en sevdiğim derslerden biri Zooloji idi.

Böyle okuyunca hayal gibi geliyor değil mi? Hepimiz bir şeyler yapmak istiyoruz. Hayallerimizi gerçekleştirmek, ilk adımı atmak, emeklemek, yürümek ve koşmak… Ama başkalarının hikayelerini okuyunca sanki onlar için çok kolaymış da bizim için olmayacakmış gibi geliyor. Lütfiye’nin hikayesi öyle havada değil işte…  5-6 yıldır kafasında hep kendi karakterini yaratma ve tasarımlara dönüştürme hayali var fakat nasıl olacağını, nereden başlayacağımı bir türlü kestiremiyor.

Evet oradaydı ama soyuttu. Bir türlü şekil almıyordu. Bir gün ‘hadi’ dedim ‘artık zamanı geldi’. Bir yerlerden başlamak lazımdı.

Sanırım bu kararı alabilmem için kafamdaki hayalimin de benim de belli bir olgunluğa ulaşmamız gerekiyormuş. Kararımı verdikten sonra da hiç durmadım. Hayalime hep inandım, hiç bırakmadım. Benim bu kararlılığımı gören ailemde bana hep destek oldu. Bu kararı alalı 1 Ocak ta tam 1 yıl olacak. Yani hayalim doğdu, büyüdü ve artık neredeyse 1 yaşında.

Öyle güzel anlatıyor ki Lütfiye bunu… Üzerine söylenecek söz kalmıyor. Senelerdir yapmak istediğim şeyler için hazırlanıp bir türlü aksiyona geçemezken, şu ana kadar hep kendimi suçladım durdum. Korkularım, konfor alanımdan çıkamamam, o ilk adımı atacak cesareti gösterememem vs.. vs.. öyle çok kızdım ki kendime… Ama bugün bu satırları yazarken biliyorum artık, tıpkı kafadanbacaklı’nın yaratıcısı gibi, benim de gitmek istediğim yolda belli bir olgunluğa ulaşmam gerekiyordu. Bu sözler tam da bu yüzden kalbime dokundu, yavaş yavaş hayalime doğru ilerlediğim şu günlerde.

Son olarak Güneş’i sordum Lütfiye’ye… Güzel isimli kızını. Onun çocuk enerjisinin yaratıcılığı üzerine etkisini ve “O olmazsa olmazdı”yı biraz daha derinlemesine dinlemek istediğimi söyledim:

‘O olmasaydı olmazdı’ evet. Çünkü en büyük olgunlaşma sebebim. Anne olunca bütün değerleriniz, hayatınız, hayata bakış açınız değişiyor. Onunla birlikte tekrar çocuk olmak zorunda kalırken bir yandan da anne olmak zorundasınız. Hem Güneş ile birlikte hayatımın değişmesi hem de çocuk kitaplarının büyülü dünyasına tekrar giriş yapmam hayalimin olgunlaşma sürecini hızlandırdı sanırım. Güneşe kitap seçerken yazılarını okumayı hiç tercih etmedim sadece illüstrasyonlarına bakıp seçtim hep. Hala da öyle. İllüstrasyonları özellikle Güneş’in ilgisini çektiği sürece hikayesini ben kendim de yazabilirim çünkü. Şimdi düşünüyorum da sadece kızıma değil kendime de alıyormuşum aslında. Karakter çizimlerimde de Güneş’in sevdiği ve benim çocukluğumda yeri olan karakterleri seçmeye çalışıyorum. İlk önce de kızımın onayına sunuyorum karakterlerimi, ilk Güneş görüp seviyor.

Screen Shot 2017-12-17 at 21.44.13

1 senedir çok az uyuyorum, çok çalışıyorum, çok yoruluyorum. Ama uzun zamandır hiç olmadığım kadar mutlu ve gururluyum. İnsanların kafadanbacaklı yı ve tasarımlarımı sevmesi, her kişiye özel çizim ile yaşadığım heyecan ve çizim sonrası çizdiğim insanların mutlu olduğunu görmek bütün yorgunluklarımı alıp götürüyor. Çok güzel geri dönüşler alıyorum. En güzeli de kızıma bırakacağım eşi benzeri olmayan bir mirasa sahibim artık.

Lütfiye’nin cevaplarını defalarca okuyup defalarca başka noktalar yakalıyorum. Bence hayallerini yaşayan insanlardan daha büyük bir ilham yok bu hayatta! Herkes kendi yolunda, kendi seçimleri ile yaşıyor. Ve görünen o ki, Lütfiye kendini mutlu eden şeyi yapmayı, ve onu işe çevirmeyi seçebilmiş kararlı insanlardan. (hayır “şanslı” demeyeceğim çünkü onu da kendimiz yaratıyoruz.)

“Kızına bırakacağı eşi benzeri olmayan miras” bana kalırsa her gördüğümde beni gülümseten sıcacık çizimlerinden daha ötesi… Hayallerinin peşinden gidebilmiş ve onları gerçek yapabilmiş bir anne… Bundan daha güzel bir miras olabilir mi bir çocuk için, daha güzel rol model olunabilir mi 3 yaşında bir kız çocuğuna?

İlham olduğu ve farkında bile olmadan hayatına dokunduğu, motivasyon ve inanç verdiği tüm okuyanlar adına, teşekkürler Lütfiye ❤

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sığınmacılar ve Göçmenler Dayanışma Derneği – Çocuklarla Yoga

Geçtiğimiz günlerde güzel bir tesadüf sonucu Ezgi ile tanıştım. Bazen bir insanla yüz yüze tanışmadan bile onu sohbet ederek, paylaşarak, konuşarak tanımak mümkün. İşte Ezgi ile tanışma hikayem böyle benim. Her gün yüzünü gördüğüm insanlardan daha çok tanıyor gibiyim.

Çocuk yogası ile ilgili bir dosya hazırlamak istiyordum ne zamandır. Çocuk yogası nedir, faydaları nelerdir… Bu sebeple bir araştırma yaparken, yol beni aldı bambaşka bir yere götürdü. Ezgi’nin SGDD’de verdiği derslere. Yoga aracılığıyla hayatına dokunduğu, yüzlerini güldürdüğü çocuklara…Ondan hikayesini biraz daha detaylandırmasını istedim ve o da paylaşmama izin verdi. Tek bir kelimesine dahi dokunmadan paylaşıyorum sizlerle.

******

“Mart ayında Sığınmacılar ve Göçmenler Dayanışma Derneği (SGDD), benim de eğitmenlik eğitimini aldığım YogaCiCi’ye ulaştı ve derneklerine gelen Suriyeli çocuklara yoga dersi verip veremeyeceğimizi sordu.

Başak Hoca’nın bu teklifi Facebook sayfamızda paylaştığını görünce çok heyecanlandım ve ben de hemen gönüllü olmak istedim.

Açıkçası böyle bir teklif gelene kadar da SGDD’den haberdar değildim. Kısa bir araştırmayla SGDD’nin Türkiye’de yaşayan mülteci ve sığınmacıların temel ihtiyaçlarını karşılamada yardımcı olmak amacıyla kurulduğunu öğrendim. Dernek, hem komşu ülkelerden hem de çatışma bölgelerinden gelen bu mülteci ve sığınmacılara psikososyal destek sağlıyor. Derneğe gidip çalışanlarla tanıştığımda ise hem dernekle hem de hizmet verdikleri kişilerle ilgili biraz daha bilgi sahibi oldum. İlk dikkatimi çeken, çalışanların ne kadar genç ve güler yüzlü olduklarıydı. Dernekte çocukların derslerine yardımcı oldukları kadar, psikolojik destek ve beslenme eğitimi verdiklerini öğrendim. Türkçe bilmeyen çocuklara Türkçe, ailesi Suriye’den gelip kendisi burada doğan çocuklara ise, bir gün anavatanlarına dönerlerse diye Arapça öğretiyorlarmış. Tabii aynı zamanda aileleri de bilinçlendirmek gibi bir misyonları da var.

Dernekte mart – mayıs ayları arasında, haftada bir gün iki seans olarak Suriyeli mülteci çocuklara ders verme fırsatı bulduk.

İlk derse gitmeden önce biraz tedirgindim. Bir şekilde yurtlarından koparılmış, bilmedikleri bir ülkeye gelmiş ve yaşamlarına devam etmeye çalışan bu çocuklarla nasıl iletişime geçebileceğimi günlerce araştırdım, üzerine düşündüm. Ama ilk derse gidip de sınıftan içeri girince aklımdaki her şey gitmişti. Küçük bir kız gelip belime sarılmıştı bile.

İlk derslerde birbirimizi tanıdık ve aramızda tatlı bir güven ortamı oluşturduk. Grup arasında Türkçe bilmeyen çocuklar da vardı, bu yüzden SGDD’den bir tercüman her derste mutlaka bizimle oluyordu. Bazen onları da oyunlarımıza kattık hatta. Dersler geçtikçe çocuklar bize alıştı ve yogayı sevdiler; bazen derslerde yapmak istedikleri pozları, oynamak istedikleri oyunları onlar bize söylüyordu. Hiç tanımadığın bir grubun karşısına geçip onlara bir şey öğretmek ve öğrendiklerini görmek muazzam bir duygu. Bir de üzerine her dersin sonunda sarılıp teşekkür etmeleri beni farklı bir yere götürüyordu.

3 ayın sonunda gördüm ki, sevgi ve ilgiye aç diye düşündüğüm bu çocuklar her hareketleriyle bizi ne kadar sevdiklerini göstermişlerdi. Hepsine, SGDD’ye ve YogaCiCi’ye çok çok teşekkür ederim.”

Ezgi Karatekin Kimdir?

“Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nin ardından Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü bitirdim. Eğitim ve reklam sektörlerinde çalıştığım yıllar boyunca, vakit buldukça yoga derslerine katıldım. 2015 yılında özel sektörde çalışmayı bırakıp Naz Şarman ve Mey Elbi ile 200 saatlik Cihangir Yoga’nın Temelleri Hocalık Eğitimi’ni tamamladım. İçimdeki öğrenme ve paylaşma güdüsünü takip edip Nur Sakallı ve Mey Elbi’den Hamile Yogası Eğitimi, Başak Deepa Yüksel’den Çocuk Yogası Eğitmenlik Eğitimi ve Devrim Akkaya’dan 50 saatlik inziva şeklinde Yin Yoga Eğitimi aldım, David Cornwell ile Meditasyon ve Sinir Sistemi Teorileri üzerine çalıştım. Yoga aracılığıyla, hem kendi pratiğimde hem de verdiğim derslerle, özümde kim olduğumu keşfetmeye devam ediyorum.”

https://yogakafasi.com/

https://www.instagram.com/yogakafasi/

https://www.instagram.com/egoka/

SGDD Hakkında:

20 yılı aşkın süredir, SGDD-ASAM kendisini, mültecilerin ve sığınmacıların Türkiye’de karşılaştıkları sorunlara çözüm yolu bulmaya, birincil ihtiyaçlarını karşılamaya ve temel hak ve hizmetlerden yararlanmalarını sağlamak için destek vermeye adamıştır. Kuruluşundan bu yana SGDD-ASAM, çatışma bölgelerinden gelen sığınmacılara ve mültecilere psiko-sosyal destek sağlamaktadır.

Destekçi olmak için http://sgdd.org.tr/bagis/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

***

Bir çocuğun gülümsemesi dünyaya bedel.

Hikayesini bizimle paylaştığı ve ilham olduğu için Ezgi’ye teşekkürler.

(Fotoğraf SGDD Facebook sayfasından alıntıdır.)

https://www.facebook.com/asamsgdd/

 

 

 

Hayatının Kontrolünü Eline Al! – 2. Görev: 10 Yeni Alışkanlık

Yeniden merhaba,

Geçen hafta başladığım “Hayatın Kontrolünü Eline Al” dizisinde ilk görev enerji kaçaklarını belirlemek, ve başa çıkabildiklerinizi elemeye başlamaktı. Umuyorum okuyanlar arasında bunu uygulamaya geçenler olmuştur. Tecrübelerinizi yorumlara ekleyebilir ya da merve@yogamagistanbul.com adresinden benimle paylaşabilirsiniz.

Bu haftanın görevi ilk görev ile ilintili, ancak ondan daha proaktif. Artık ısındığımıza gore uygulamaya geçebiliriz! 🙂

Başlamadan önce özellikle belirtmek istediğim bir nokta var. Sadece bu yazdıklarım değil, ama kişisel gelişim alanında yazılmış kitaplarda, dinlediğiniz ilham verici konuşmalarda ya da blog yazılarında yazılan uygulamaları okumak / dinlemek size hiç bir şey katmıyor. (Ta ki onları gerçekten yapmaya başlayana kadar.)

Biliyorum, çünkü yıllarca bir çok kitap okudum, hatta eğitimlere, seminerlere katıldım, bana ilham veren insanlarla sohbet etme şansı buldum, onların neler yaptığını dinledim. (Not dahi aldım!) Ama bunları yakın zaman öncesine kadar uygulamaya hiç geçmedim. Neden yapmadığıma dair onlarca bahane sunabilirim. Zamansızlıktan başlayarak… Ama benim kendimi zamanında inandırdığım bu bahanelerin hiç birine inanmanızı bekleyemem… Çünkü adı üstünde, bahane. Belki kabullendiklerini değiştirmenin yorucu olduğunu düşündüğümden, belki de hayatımın kontrolünü elime almanın getireceği sorumluluktan kaçtığımdan ürettiğim bahaneler. Çünkü kısa zaman öncesine kadar hayatımın dümeninde oturanın ben olmadığımı düşünmek daha kolay geliyordu. Böylece her dalgada, fırtınada ve hatta alaborada bir başkasını, havayı, denizi ya da çok zorda kalırsam şanssızlığımı dahi suçlayabiliyordum.

Hayatınızın kontrolünü elinize almak demek, geminin kaptanı olmak demek bunu unutmayın. Evet, gemi batarsa batıranın siz olduğunu bileceksiniz, bu büyük sorumluluk! Ama aynı zamanda ne yöne gitmek istiyorsanız özgürce oraya da gidebileceksiniz. Rüzgara, havaya, ya da geminin dümenine geçen her kim olduğunu düşünüyorsanız ona bağlı kalmadan hem de.

İşte bu yüzden, paylaştıklarımı (ya da uygulama öneren herhangi başka yazıyı )okuyup bir gün yeniden açar okur uygularım derseniz, sadece bir kaç dakikanınızı boşa harcamış olursunuz, elinize bir kağıt kalem alır, yazı bittikten sonra aşağıda bahsettiğim listeyi yaparsanız, işte ancak o zaman hayatın gidişatında bir takım pozitif değişikler yaratabilirsiniz.

Hazırsanız başlıyoruz!

Hayatının Kontrolünü Eline Al! – 2. Görev: Yeni Alışkanlıklar Listesi

Bu haftanın görevi 10 yeni alışkanlık.

Ne düşündüğünüzü tahmin ediyorum. Ben bu egzersizi yapmaya ilk kalkıştığımda 10 bana korkutucu (belki de iddiali demek daha doğru) bir sayı gibi görünmüştü ama uygulamaya başlayınca hiç de öyle olmadığını fark ettim.

Uzmanlar diyor ki:

“İstemediğiniz bir alışkanlıktan kurtulmak icin yerine yeni bir alışkanlık koymanız gerekir. Yoksa ona geri dönmeniz an meselesi.”

Artık enerji emen ve emerji veren şeyleri tanımaya başladık.

İyi alışkanlık = bize enerji veren
Kötü alışkanlık = enerjimizi emen şeyler olarak düşünebilirsiniz.

Yapmaya can attığınız, yapacağınız zaman mutlu olduğunuz ama her gün yapmadığınız o ufak şeylerin peşinden koşun bu hafta. (Bir deftere not almanızı öneriyorum.) Ve onları hayatınıza hiç bir şey katmayan, zamanınızı, enerjinizi ve hatta paranızı emen şeylerle değiştirin. (Kötü alışkanlık illa kötü olmak zorunda değil, size hiç bir şey katmayan, hayatınıza hiç bir faydası olmayan alışkanlıkların da kötü olduğunu fark edin çünkü onlar size faydalı olacak şeylerden zaman ve enerji çalıyor.)

Mesela:

Her gün işten eve döndüğümde 10 dakika esneme gevşeme hareketleri yaparak rahatlamak (Koltuğa kendimi bırakıp instagram’da zaman harcamak yerine.) ya da alarmı erteleyip durmaktansa her sabah 10 dakika meditasyon yapmak.

Burada önemli olan tek bir şey var.

10 yeni küçük alışkanlığı seçerken “yapmak zorunda” olduğunuzu düşündüklerinizi değil, “yapmak istedikleriniz” ve “yapmaktan keyif alacaklarınıza” odaklanın. (yaptıktan sonra iyi ve mutlu hissettirecek şeyler olsun)

İlk çalışmadan farklı olarak “yapmaktan sürekli kaçıp ertelediğiniz” – yapıp kurtulup üzerini çizdiğinizde rahatlayacağınız şeyler değil- asıl yapmak için heyecanlanıp mutlu olacağınız ya da yaptıkça hayatınızı kolaylaştıracak maddeleri bulmalısınız.

Örnek maddeler:

-Otobüste telefonda candy crush oynamak yerine kitap okuyacagim / sesli kitap dinleyecegim.
-Her akşam yatakta sosyal medya hesaplarımda dolaşacağıma ertesi günü planlamak için 10 dakika ayıracağım.

Son olarak, sevmediğiniz alışkanlıklardan (enerji emen) ya da size hiç bir şey kazandırmayan alışkanlıklardan kurtulmak için eğlenceli bir yöntem daha önereceğim.

Diyelim ki TV bağımlısısınız ve her aksam televizyon izleme alışkanlığından kurtulmak (ve yerine yeni bir alışkanlık koymak) istiyorsunuz, televizyon izlemediğiniz ve o zamanı daha verimli geçirdiğiniz her gün için kendinize bir yıldız verin. (gerçekten görselleştirmek önemli, hep gözünüzün önünde olsun) Örneğin bir pano olsun oraya ekleyin. 30 günün sonunda 30 yıldızı toplayınca da kendinizi şımartacak bir ödül verin. (sekeri kesmenizin 30. gün ödülü gidip pasta yemek olmasın ama 🙂 ) Mesela masaj? Ya da Belgrad Ormanı’nda yürüyüş…

Bu haftanın görevi 10 yeni alışkanlık listesini çıkarmak olsun. Yeni alışkanlıklara yer açmanız gerekecek, bunun için neleri hayatınızdan çıkaracağınıza bakın. Size faydası olmayan şeylerle vedalaşın.

Yavaş yavaş da uygulamaya başlarsanız ne güzel olur! Bunu bir kere yapmaya başlayınca eforsuz ve kendiliğinden gelişecektir her sey. Bir bakacaksınız ki zaten işten eve dönünce10 dakika esneme hareketi yapmayı siz unutsanız da vücudunuz size hatırlatmaya başlamış.

Keyifli listeler! 🙂