Sığınmacılar ve Göçmenler Dayanışma Derneği – Çocuklarla Yoga

Geçtiğimiz günlerde güzel bir tesadüf sonucu Ezgi ile tanıştım. Bazen bir insanla yüz yüze tanışmadan bile onu sohbet ederek, paylaşarak, konuşarak tanımak mümkün. İşte Ezgi ile tanışma hikayem böyle benim. Her gün yüzünü gördüğüm insanlardan daha çok tanıyor gibiyim.

Çocuk yogası ile ilgili bir dosya hazırlamak istiyordum ne zamandır. Çocuk yogası nedir, faydaları nelerdir… Bu sebeple bir araştırma yaparken, yol beni aldı bambaşka bir yere götürdü. Ezgi’nin SGDD’de verdiği derslere. Yoga aracılığıyla hayatına dokunduğu, yüzlerini güldürdüğü çocuklara…Ondan hikayesini biraz daha detaylandırmasını istedim ve o da paylaşmama izin verdi. Tek bir kelimesine dahi dokunmadan paylaşıyorum sizlerle.

******

“Mart ayında Sığınmacılar ve Göçmenler Dayanışma Derneği (SGDD), benim de eğitmenlik eğitimini aldığım YogaCiCi’ye ulaştı ve derneklerine gelen Suriyeli çocuklara yoga dersi verip veremeyeceğimizi sordu.

Başak Hoca’nın bu teklifi Facebook sayfamızda paylaştığını görünce çok heyecanlandım ve ben de hemen gönüllü olmak istedim.

Açıkçası böyle bir teklif gelene kadar da SGDD’den haberdar değildim. Kısa bir araştırmayla SGDD’nin Türkiye’de yaşayan mülteci ve sığınmacıların temel ihtiyaçlarını karşılamada yardımcı olmak amacıyla kurulduğunu öğrendim. Dernek, hem komşu ülkelerden hem de çatışma bölgelerinden gelen bu mülteci ve sığınmacılara psikososyal destek sağlıyor. Derneğe gidip çalışanlarla tanıştığımda ise hem dernekle hem de hizmet verdikleri kişilerle ilgili biraz daha bilgi sahibi oldum. İlk dikkatimi çeken, çalışanların ne kadar genç ve güler yüzlü olduklarıydı. Dernekte çocukların derslerine yardımcı oldukları kadar, psikolojik destek ve beslenme eğitimi verdiklerini öğrendim. Türkçe bilmeyen çocuklara Türkçe, ailesi Suriye’den gelip kendisi burada doğan çocuklara ise, bir gün anavatanlarına dönerlerse diye Arapça öğretiyorlarmış. Tabii aynı zamanda aileleri de bilinçlendirmek gibi bir misyonları da var.

Dernekte mart – mayıs ayları arasında, haftada bir gün iki seans olarak Suriyeli mülteci çocuklara ders verme fırsatı bulduk.

İlk derse gitmeden önce biraz tedirgindim. Bir şekilde yurtlarından koparılmış, bilmedikleri bir ülkeye gelmiş ve yaşamlarına devam etmeye çalışan bu çocuklarla nasıl iletişime geçebileceğimi günlerce araştırdım, üzerine düşündüm. Ama ilk derse gidip de sınıftan içeri girince aklımdaki her şey gitmişti. Küçük bir kız gelip belime sarılmıştı bile.

İlk derslerde birbirimizi tanıdık ve aramızda tatlı bir güven ortamı oluşturduk. Grup arasında Türkçe bilmeyen çocuklar da vardı, bu yüzden SGDD’den bir tercüman her derste mutlaka bizimle oluyordu. Bazen onları da oyunlarımıza kattık hatta. Dersler geçtikçe çocuklar bize alıştı ve yogayı sevdiler; bazen derslerde yapmak istedikleri pozları, oynamak istedikleri oyunları onlar bize söylüyordu. Hiç tanımadığın bir grubun karşısına geçip onlara bir şey öğretmek ve öğrendiklerini görmek muazzam bir duygu. Bir de üzerine her dersin sonunda sarılıp teşekkür etmeleri beni farklı bir yere götürüyordu.

3 ayın sonunda gördüm ki, sevgi ve ilgiye aç diye düşündüğüm bu çocuklar her hareketleriyle bizi ne kadar sevdiklerini göstermişlerdi. Hepsine, SGDD’ye ve YogaCiCi’ye çok çok teşekkür ederim.”

Ezgi Karatekin Kimdir?

“Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nin ardından Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü bitirdim. Eğitim ve reklam sektörlerinde çalıştığım yıllar boyunca, vakit buldukça yoga derslerine katıldım. 2015 yılında özel sektörde çalışmayı bırakıp Naz Şarman ve Mey Elbi ile 200 saatlik Cihangir Yoga’nın Temelleri Hocalık Eğitimi’ni tamamladım. İçimdeki öğrenme ve paylaşma güdüsünü takip edip Nur Sakallı ve Mey Elbi’den Hamile Yogası Eğitimi, Başak Deepa Yüksel’den Çocuk Yogası Eğitmenlik Eğitimi ve Devrim Akkaya’dan 50 saatlik inziva şeklinde Yin Yoga Eğitimi aldım, David Cornwell ile Meditasyon ve Sinir Sistemi Teorileri üzerine çalıştım. Yoga aracılığıyla, hem kendi pratiğimde hem de verdiğim derslerle, özümde kim olduğumu keşfetmeye devam ediyorum.”

https://yogakafasi.com/

https://www.instagram.com/yogakafasi/

https://www.instagram.com/egoka/

SGDD Hakkında:

20 yılı aşkın süredir, SGDD-ASAM kendisini, mültecilerin ve sığınmacıların Türkiye’de karşılaştıkları sorunlara çözüm yolu bulmaya, birincil ihtiyaçlarını karşılamaya ve temel hak ve hizmetlerden yararlanmalarını sağlamak için destek vermeye adamıştır. Kuruluşundan bu yana SGDD-ASAM, çatışma bölgelerinden gelen sığınmacılara ve mültecilere psiko-sosyal destek sağlamaktadır.

Destekçi olmak için http://sgdd.org.tr/bagis/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

***

Bir çocuğun gülümsemesi dünyaya bedel.

Hikayesini bizimle paylaştığı ve ilham olduğu için Ezgi’ye teşekkürler.

(Fotoğraf SGDD Facebook sayfasından alıntıdır.)

https://www.facebook.com/asamsgdd/

 

 

 

Reklamlar

Yolun Başı

Uzun zamandır kendim için yapmak istediğim tek şeydi Yoga.

Yoga ile 2008 senesinde modern dans çalışmalarım sırasında tanıştığımda benim için başlarda sadece “ısınma”ydı. Bedenimi esnetmek ve onu dans etmeye hazırlamaktan fazlası olduğunu zamanla keşfettim.
Nefesim, zihnim, bedenim sakinleşiyordu. Ben sakinleşiyordum. Dengeleniyordum sanki.
Sonra zamanla Yoga araç olmaktan çıktı, çok da hissettirmeden, bana belli etmeden amaç haline geldi.
2013 yılında, 1,5 senemi geçirdiğim işimden ayrılırken son bir kaç hafta, internet geçmişime bakacak olsalardı, sadece Yoga Eğitmenlik eğitimleri ve bir sürü mailleşme görebilirlerdi.
Çok istememe rağmen, henüz zaman benim zamanım değildi belki de. İmkanlarım, hayatımın tutkusunun peşinden koşmaya başlamam için biraz daha zaman olduğunu gösteriyordu. Yanılmışım… Bir şeyi istiyorsan, peşinden koşman gerekirmiş. Belki düşe kalka, belki yaralanarak… Ama hayatta tutkunu bulduysan bahanelere ve tüm dış seslere kulaklarını kapaman lazımmış. Cesaret lazımmış…
Hayallerim zor gelince, enerjimi başka şeylere akıtmayı denedim. Olmadı.
Hiç biri “gerçek özüm” değildi ki. Bir başkasının hayalleriydi. Beni mutlu etmedi.
fotoğraf (2)
Benim zamanımın geldiğini anlamak için bir işaret gerekirken, yine Yoga Mag yolculuğuna da beraber başladığımız Tracy, bana bir mail forwardladı. Aralık ayında Yoga Darga’da başlayacak 200 saatlik Temel Yoga eğitimi. İpek Darga ile tanıştığım ilk gün, bu yolculuğa onunla çıkmam gerektiğini biliyordum. İç sesimi dinledim. “Henüz zamanı değil.” “Henüz hazır değilsin” “Bu yol düşündüğünden daha uzun” diyen kaygılı sese “sus!” dedim. Sadece iç sesimi duymak istedim. O gülümsüyordu. Mutluydu. Onu duyabildim. Yola çıktım. Ve bir gün, bir saat, bir dakika, bir saniye bile pişman olmadım.
Eğitmenliğe giden bu yolda, önce kendimi eğitmeyi öğrendim.
Yoga’nın sadece asana olmadığını anladım. Yoga Sutralarını en ince detayına kadar okudum. 8 basamağı ismim gibi ezberledim.
Kendimi buna adadım. Ben bu yolculuğa neden çıktığımı yeni yeni fark ediyorum. Eğitimim devam ediyor. Karşıma çıkan güzel insanlar, yolumu aydınlatan hocalar, ilk tanıştığım gün, senelerdir tanıyorum gibi hissettiğim yol arkadaşları, dostlar…
fotoğraf (5)
Yoga hayatıma girdiği günden beri değişimlerin en büyüklerini yaşadım. Normalde “yıkım” diyebileceğim olayları, “yeniden kurulum”un başlangıcı olarak görmeyi öğrendim.
Daha ilk tanışma toplantısında yapmak istediğimin “Çocuk Yogası” olduğunu söylemiştim.
Bunun sebepleri çok fazla. Ve benim için çok açık. Neslihan İskit’ten aldığım çocuk yogası eğitmenlik eğitimi tecrübelerimi aktardığım yazıda bunu da anlatmaya çalışacağım.
Bu yolun başındayım. Ama devamını artık bir sis bulutunun arkasından görmüyorum. Sanki o perde kalktı…
Ben artık daha emin adımlarla ve sabırla yürüyorum. Bu yolda karşıma çıkan herkese, her şeye, iyi, kötü hayatıma dokunan tüm olaylara teşekkür ederim. Namaste… Merve Onay | YogaMagIstanbul
fotoğraf (3) fotoğraf (4)

Sömestr Tatilinde Çocuğunuza Verebileceğiniz En Güzel Hediye!

Karne hediyesi olarak bisiklet, oyuncak, ya da hayalini kurduğumuz o kırmızı ayakkabıların alındığı zamanlar ne güzeldi! Ya da karne günü ailece gidilen hamburgerci ve ardından da popcorn frigo eşliğinde izlenen çocuk filmleri 🙂

Sömestr tatiline çok kısa bir zaman kala, biz de çocuklarınıza verebileceğiniz en güzel hediyeyi araştırmaya koyulduk.

Ona vereceğiniz en güzel hediye, onunla geçireceğiniz kaliteli zaman. Ve öyle keyifli bir aktivite bulduk ki, gün sonunda siz de en az çocuğunuz kadar eğlenmiş, tatmin olmuş ve enerjik hissedeceksiniz. Yani sadece çocuğunuza değil, kendinize de harika bir hediye verebilirsiniz!

Om Yoga’dan Sömestr Tatilinde Hem Çocuğunuz Hem de Sizin İçin Yoga ve Sanat Etkinlikleri

omyogacocuk

Sanat Atölyesinde, çocuklar yoganın anavatanı olan Hindistan’ı, mitolojik hikayelerini dinleyerek, çocuk oyunlarını oynayarak öğrenecek, rengarenk boyalarla, Hindistan’dan gelen ahşap baskıları ve kendi bedenlerini kullanarak sanat eserlerini oluşturacaklar.

Yoga 101 çalışmasında ise heykeller yaparak yoganın temel pozlarını öğrenen çocuklarınız, hem el becerilerini geliştirecek hem de Yoga ile tanışmış olacaklar.

Fiziksel gelişimin bir adım ötesinde özellikle kişilik gelişimlerine çok büyük katkılarda bulunan Yoga ile tanışan çocuklar Çocuk Yogası dersinde farkına bile varmadan kendilerine dair çok şey keşfedecekler.

Bu oyun, yoga, sanat, müzik dolu çalışmaların fiyat bilgisi aşağıdaki gibi:

Sanat atölyesi tek katılım:50tl

Sanat atölyesi 2 pazartesi:90tl

Yoga çalışmaları tek ders:40 tl

Anne+Çocuk beraber: 70 tl

Daha fazla bilgiye buradan ulaşabilir, 02123222819 no’lu telefondan da randevu alabilirsiniz. (randevu mutlaka almanız gerekmektedir!)

3 gün sonra heves geçip raflara kaldırılacak bir oyuncaktan çok daha faydalı ve eğlenceli olacağını düşündüğümüz atölyeyi sizlerle paylaşmak istedik. Eğer faydalı olabildiysek ne mutlu bize!

10913472_10153113559635757_1209813081_n

İyi Tatiller!

Not: Bu yazı ilginizi çektiyse, bir de buraya göz atmanızı öneririz 😉